İşçi sınıfı direnişinin 51. Yıl dönümünde Ankara sağlık meslek emek örgütlerinden “Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam

İşçi sınıfı direnişinin 51. Yıl dönümünde Ankara sağlık meslek emek örgütlerinden “Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam" talebi

15-16 Haziran işçi sınıfı direnişinin 51. Yıl dönümünde Ankara sağlık meslek emek örgütleri “Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam" talebiyle basın açıklaması düzenledi.

DİSK İç Anadolu Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Ankara Tabip Odası ve Ankara Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nın çağrısıyla Ulus Atatürk Heykeli önünde yapılan eyleme siyasi parti temsilcileri de destek verdi.

Basın açıklamasında, Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Vedat Bulut, Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Ali Karakoç ve ATO Yönetim Kurulu üyesi Dr. Ayşe Uğurlu yer aldı.

DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün tarafından okunan ortak açıklamada ekonomik krize ve halkın ödediği ağır bedellere dikkat çekildi. Hızla artan işsizliği ve zamları eleştiren Görgülü “Başta işçi sınıfı olmak üzere halkımız yaşam mücadelesi verirken az sayıda para ve iktidar sahibi servetlerinin, lükslerinin, ihalelerinin, karlarının, rantlarının bir kısmından bile vazgeçemiyorlar. Asgari ücretten tıkır tıkır vergi kesilirken, üç beş şirketin milyonluk vergileri sıfırlanıyor, devlet bankalarından geri ödemesiz krediler akıtılıyor” dedi.

51 yıl önceki işçi sınıfı direnişini hatırlatan Tayfun Görgün o günleri şöyle aktardı:

“15-16 Haziran; güdümlü sendikacılığa başkaldırıp, direnen işçi sınıfının gerçek sendikal haklarını savunduğu muazzam bir direniştir. Sınıf ve kitle sendikacılığını bastırmak isteyen dönemin hükümeti ve patronların isteğine, hilelerine diz çökmeyen, boyun eğmeyen mücadele ve dayanışmanın adıdır. Sendikalar Kanunu’nda değişiklik yaparak DİSK’i fiilen ortadan kaldırmak isteyen Hükümet, tüm tepkilere ve uyarılara rağmen Yasayı Meclis’e getirince, DİSK işçi sınıfının üretimden gelen gücünü devreye soktu ve direniş kararı aldı. İki gün boyunca İstanbul ve İzmit’te on binlerce işçinin iş bırakarak katıldığı genel direniş ve yürüyüşler yapıldı.

Ne copları ve panzerler ne de barikatlar… Hiçbir şey durduramadı birleşen işçileri. Üç işçi yaşamını yitirdi, DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler’in de aralarında olduğu yüzlerce kişi tutuklandı, binlerce işçi işten atıldı. Ancak, DİSK’i ve üye sendikalarını yok etmek isteyen ve tek sendika dayatan Yasa, büyük işçi direnişinin etkisiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.

15-16 Haziran 1970’teki onurlu direniş işçi sınıfının birliğinin, dayanışmasının ve mücadelesinin sembolü haline geldi.

15-16 Haziran yalnızca anılması gereken bir “tarih” değil, işçi sınıfının elini kolunu bağlama girişimine karşı bir itirazdır, sendikal hak ve özgürlükleri savunma direnişidir”

Tayfun Görgün, Kod-29’a son verilmesini, asgari ücretteki verginin kaldırılmasını, işsizlik fonunun işçi ve işsizlere harcanmasını, kıdem tazminatına dokunulmamasını, doğa katili projelere destek verilmemesini, örgütlenme üzerindeki engellerin kaldırılmasını talep etti.

Mafya liderlerinin gündemi belirlediğini ifade eden Görgün “Mafya, siyasetçi, bürokrat, sözde gazetecilerin kurduğu çıkar ilişkileri halkın ekmeğini çalıyor, nefes almasını engelliyor. Toplumun canını, malını, haklarını tehdit ediyor” diye konuştu.

Ortak açıklama, birlik ve mücadele sloganlarıyla sona erdi.

Basın açıklamasının tamamını okumak için tıklayınız.