14 Mart’ta Acil Taleplerimiz

14 Mart’ta Acil Taleplerimiz

Sağlık Bakanlığından istedikleri randevuya olumlu yanıt alamayan sağlık emek meslek örgütleri  taleplerini Bakanlık önünde düzenledikleri basın açıklaması ile haykırdılar.

14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle sağlık emek meslek örgütleri illerde Sağlık Müdürlüklerine, Ankara’da ise Sağlık Bakanlığına yapılacak ziyaret ile taleplerini ileteceklerini duyurmuşlardı. Ancak Sağlık Bakanlığı bu isteğe bir yanıt vermeyince sağlık emek meslek örgütleri 15 Mart 2021 Pazartesi günü Bakanlık önünde bir araya geldi.

Ankara’da kapalı alanlarda gerçekleştirilecek kongrelere izin verilirken sağlık emekçilerinin açık alanda yapacağı basın açıklaması için polisle uzun süre müzakerede bulunulması gerekti.  14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla polis, açıklamanın açık alanda ve kişi kısıtlaması ile yapılmasına müsaade etti. TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı, geçmiş yıllarda 14 Mart dolayısıyla Sağlık Bakanlarının meslek örgütünü ziyaret ettiklerini hatırlatarak Sağlık Bakanının randevu vermemesini eleştirdi.

Türk Tabipleri Birliği, Türk Dişhekimleri Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Devrimci Sağlık-İş Sendikası, Türk Hemşireler Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ve Ankara Tabip Odası yönetici ve üyelerinin katıldığı basın açıklamasında, ortak metni TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı okudu.

Dr. Fincancı sağlık çalışanlarının uzun yıllar boyunca yaşadığı sorunların Covid-19 pandemisi ile katlanarak arttığını belirtti. Pandemi sürecinde sağlıkta dönüşüm programına kurban edilen koruyucu sağlık hizmetlerinin öneminin net bir şekilde görüldüğünü belirten Dr. Fincancı sözlerini “Hastalıklar ve salgınlar ile uğraşmak yerine bunların önlenmesine yönelik çalışmaların daha ucuz olduğunu, tüm toplum için elzem olduğunu, fakat sermaye için kar getirmediğinden tedavi edici çalışmalara yönelim olduğunu hep birlikte anladık. Bu nedenle halkın ve alanda örgütlü sağlık emek ve meslek örgütlerinin, hizmetlerin planlanmasından, üretilmesine ve sunulmasına kadar tüm karar alma süreçlerinde etkin olarak yer aldığı yeni bir sağlık ve sosyal hizmet politikasına ihtiyaç vardır. “ diye sürdürdü.

Dr. Fincancı açıklamanın sonunda 14 Mart’ta sağlık emekçilerinin acil taleplerini şu şekilde sıraladı:

-Covid-19 meslek hastalığıdır, önerdiğimiz yasa kabul edilsin.

-Toplumsal sağlık için güçlü ve etkin birinci basamak sağlık örgütlenmesi sağlansın.

-Şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışabilmek için yeni ve etkili “Sağlıkta Şiddet Yasası” çıkarılsın, mobing ve baskılar son bulsun.

-Emekliliğimize  yansıyacak temel ücret ile ekonomik ve özlük haklarımız iyileştirilsin. Performans, ek ödeme değil, yoksulluk sınırı üzerinde, emekliliğe yansıyan temel ücret verilsin.

-3600/7200 ek gösterge sağlansın

-Özgür ve bilimsel çalışma ortamı için meslek örgütleri üzerindeki baskılara son verilsin.

-Liyakatsiz atamalara, tip sözleşme dayatmalarına, tıp ve sağlık bilimleri eğitimlerini niteliksizleştiren, alt yapısı uygun olmayan tıp fakültelerinin, eczacılık fakültelerinin, diş hekimliği fakültelerinin, hemşirelik fakültelerinin, Sağlık Bilimleri Üniversitesi fakültelerinin ve sağlık meslek yüksekokullarının açılmasına son verilsin.

-OECD ortalamasında kadrolu güvenceli personel istihdamı yapılsın.

-Haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç sağlık ve sosyal hizmet emekçileri derhal göreve başlatılsın.

-Sağlık hizmeti için ödediğimiz vergiler yeter. Katkı katılım payları ve ilave ücretler kaldırılsın.

-Sağlık ve sosyal hizmetlerin planlanmasından sunulmasına kadar emekçiler örgütleri aracılığıyla, halk da merkezde siyasi partiler, yerellerde ise yerel yönetimler, muhtarlıklar, örgütlü yapılar ve siyasi partiler eliyle süreçlere dahil olsun.

-Özel hastanelere verilen her türlü teşvik kaldırılmalıdır. Özel hastaneler ile SGK anlaşma yapmamalıdır. Özel hastanelere aktarılan teşvik ve bütçe kamu sağlık kurumlarına aktarılmalıdır.

-Kamu sağlık kurumları daha demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Kamu sağlık kurumlarında idareci belirlenmeleri kriterlere uyanlar arasında o kurumlarda çalışan kişilerce seçim yöntemi ile olmalıdır.

-Sağlık hizmetleri ağır ve tehlikeli işler kapsamında olduğundan, fiili hizmet süresi yıllık 90 gün üzerinden tam olarak ödenmeli ve sağlık hizmetlerinde çalışan tüm emekçilere ayrımsız olarak uygulanmalıdır.

 

Basın açıklaması sonunda söz alan SES Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım da pandemi sürecinde sağlık emekçilerinin taleplerini yüz yüze görüşerek  Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya iletmek istediklerini ancak bir türlü kendisinden cevap alamadıklarını söyledi. Yıldırım, sağlık emek meslek örgütleri olarak alandaki tüm sorunları tekrar tekrar toplumla paylaşmaya devam edeceklerini duyurdu.