“Emek Bizim Söz Bizim, Sağlık Hepimizin” sözleriyle Ankara'yı Beyaza Boyadık!

“Emek Bizim Söz Bizim, Sağlık Hepimizin” sözleriyle Ankara'yı Beyaza Boyadık!

Türk Tabipleri Birliği ve sağlık emek-meslek örgütlerinin çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce kişi “Emek Bizim Söz Bizim, Sağlık Hepimizin” şiarıyla Ankara’yı beyaza boyadı.

29 Mayıs 2022 Pazar günü Anıtpark’ta, Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Dev-Sağlık İş, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER), Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER), Tarım Ormancılık Hizmet Kolu (Tarım Orkam-Sen), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS) tarafından düzenlenen Beyaz Mitinge; tabip odaları, uzmanlık dernekleri, sağlık ve meslek örgütleri, siyasi parti temsilcileri, hekimler, tıp öğrencileri, sağlık çalışanları ve yurttaşlar katıldı.

Sağlık emek ve meslek örgütleri, sağlık çalışanlarının mali, özlük ve demokratik hakları ve halkın daha nitelikli sağlık hakkı alması için beyaz yürüyüş ve beyaz g(ö)revle büyüttükleri mücadeleyi düzenlenen “Beyaz Miting”le gözler önüne serdi.

Anıtpark’a doğru yürüyüşe geçen kortej, taleplerini taşıdıkları dövizleri ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!, Korkmuyoruz susmuyoruz hiçbir yere gitmiyoruz!, Sermayeye değil Sağlığa Bütçe!, Çalışırken Ölmek İstemiyoruz!, Emek Bizim Söz Bizim Yürüyoruz Umuda!, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!” sloganlarıyla alana girdi.

Sunuculuğunu, ATO Yönetim Kurulu üyesi Dr. Onur Erden ve SES Ankara Şube Eşbaşkanı Nazan Karacabey’in yaptığı mitingde ilk sözü TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı aldı.

Dr. Fincancı “Biz hekimlerin örgütlü sesi, Türk Tabipleri Birliği olarak sağlığın siyasetini kolektif irademizle kurmak adına mücadele ederken, aylardır alanlarda “Emek Bizim, Söz Bizim” dedik. Emeğimizi değersizleştirenlere karşı, bizi küçücük poliklinik odalarına sıkıştırıp birbirimizden ayıranlara, performansa mecbur edip yoksullaştıranlara, sağlıkta dönüşümün tahrip ettiği sağlığımızın günah keçisi yapanlara, bitmeyen günlere hapsedip tüketerek kamyon altına sürenlere inat değerimizin farkındayız. Biz sağlığımızı korumak için, nitelikli, etik değerlerimizle bütünleştirdiğimiz bir hekimliği sürdürebilmek için mücadele ederken, bugün Ankara’da hep birlikte “Emek Bizim, Söz Bizim, Sağlık Hepimizin” diye bir kez daha seslerimizi, direncimizi birbirine katıyoruz. Taleplerimiz bizim, sizin, hepimizin.” sözlerini kaydetti.

Toplumda sağlıksızlık üreten ne varsa, ona karşı mücadele ettiklerini vurgulayan Dr. Fincancı konuşmasını Edip Cansever’in şu dizleriyle noktaladı:

“bütün gündüzlerin/ bütün gecelerin sonunda/
meltemi senden esen/ soluğu sende olan/
yeni bir başlangıç vardır…”

TTB Tıp Öğrenci Kolu ve SES Öğrenci Komisyonu adına söz alan tıp öğrencisi Esma Eylem Dede nitelikli, toplumsal cinsiyet eşitlikçi, parasız bilimsel, anadilinde eğitim ve sağlık hakkını savunduklarını belirtti. “Bize ‘Giderlerse gitsin’ diyenler duysun: Gidecek olanlar bizler değiliz, sizsiniz. Buradaydık, buradayız, gitmiyoruz” dedi.

BDS Genel Başkanı Can Kirişçi, birinci basamak sağlık sistemini neredeyse tek başına sırtlayan Aile Hekimliği çalışanlarının bu uygulama başladığından beri pek çok soru, haksızlık ve hukuksuzluk ile karşı karşıya kaldığını vurguladı.

Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının ücretli izin hakkı olmamasını, performans kriterlerine dayalı değerlendirme ve ödeme sistemini, gruplandırmaya dayalı fiziksel olanak ve cari ödenekler nedeniyle hem çalışanlar hem hastalar açısından eşit olmayan hizmet koşullarını eleştiren Kirişçi “Taleplerimiz yerine getirilinceye kadar devam ediyoruz, Susmuyoruz, Korkmuyoruz, Vazgeçmiyoruz!” diye seslendi.

Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Ahmet Keleş veteriner sağlık emekçilerinin yok sayılmasına isyan ettiklerini belirtti. . Kanunlara göre SAĞLIK SINIFI ve SAĞLIK alanında görev yapmalarına rağmen, Sağlık Bakanlığında olmadıkları gerekçesiyle ve türlü bahanelerle sağlık çalışanlarına yapılan hiçbir iyileştirme uygulamalarından veteriner hekimlerin yararlanamamasına dikkat çeken Keleş “Veteriner Sağlık sınıfı çalışanları olarak haklarımızı koruyan ve geliştiren adil bir ek gösterge düzenlemesi istiyoruz” dedi.

SHUDER Genel Başkanı Ramazan Yüksel sosyal hizmet uzmanlarının, 1219 Sayılı Tababet Kanunu’na,  2011 yılında yapılan değişikliklerle sağlık meslek mensubu olarak görülmediğini belirterek “Bunun en son örneği sosyal hizmet uzmanlarının fiili hizmet zammı ile ilgili düzenlemenin dışında bırakılmasıdır” diye konuştu. Yüksel, sosyal hizmet uzmanlarının Tababet Kanunu’nda sağlık meslek mensubu olarak tanımlanmasını talep etti.

Tüm Rad-Der Genel başkanı Heybet Aslandoğan; Pandemi sürecinde görüntüleme hizmetlerinde büyük bir özveri ile çalışan radyoloji teknisyenlerinin ekonomik ve özlük haklarında iyileştirme beklerken bizatihi Sağlık Bakanlığı tarafından acil servislerde nöbet tutan radyoloji teknisyenlerine geriye yönelik 40-50 bin TL ye varan borçlar çıkarıldığını ve balkondan alkışladıkları radyoloji teknisyenlerinin hacizlerle karşıya kaldığını açıkladı. Sağlık Bakanlığı’nın bu uygulamadan derhal vazgeçmesini talep eden Aslandoğan “Liyakatten uzak bu kötü yönetim bizim kaderimiz değil bunu haykırmak için buradayız. Tüm sağlık emek ve meslek örgütleri birlik ve dayanışma içerisinde mücadelesini ortaklaştırarak bu kötü gidişe DUR! Demek zorundadır” diye konuştu.

Mardin SES Yönetim Kurulu üyesi iken ihraç edilen Dişhekimi Gülnigar Laçin Karataş da KHK’lılar adına şu sözleri kaydetti: “OHAL döneminde gece yarıları çıkarılan 32 KHK ile 134.207 kişi savunma hakkı bile tanınmadan ihraç edildi. Bu dönem de ihraç edilenlerin 10 binden fazlası da sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan emekçilerdi. Yıllarca sağlık alanın torpilden, siyasi partilerden, her türlü dini, etnik grupların referansı ile yönetilmemesi gerektiğini sendikamız ve üyelerimiz her zaman eylemi ve söylemiyle dile getirdi. Yine söylemi ve eylemi ile askeri, sivil her türlü darbeye karşı mücadele eden insanları ihraç etme hukuksuzluğunu bu güne kadar kabul etmedik etmeyeceğiz.”

Dev Sağlık-İş Yönetim Kurulu üyesi Cumali Bolat üniversite hastanelerinde, kamu hastanelerinde, Aile Sağlığı Merkezlerinde ve sosyal hizmet kurumlarında çalışan sağlık işçileri olarak taleplerinin karşılanması için bir mücadele yürüttüklerini vurgulayarak “Hizmeti birlikte üretiyorsak emeğimizin hakkını, halkın sağlık hakkını da birlikte kazanacağız!” dedi.

SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey de  “Pandeminin ve yönetememe krizinin bir sonucu olarak daha da zorlaşan çalışma koşullarımız ve derinleşen ekonomik kriz karşısında yetkili sendikanın da emekçinin değil, iktidarın yanında tutum almasıyla ekonomik haklarımız ile ilgili büyük kayıpları yaşamaya devam ediyoruz. Siyasal iktidar; sağlık ve sosyal hizmetlerini üreten emekçilerin haklarını görmezden gelmekte, tercihini her zaman olduğu gibi sermayeden yana kullanmaktadır ve bu yüzden tüm toplumsal kesimler gibi bizler de artık geçinemiyoruz” sözlerini kaydetti.

Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak haklarının ve vaatlerin takipçisi olduklarını vurgulayan Atabey haklarını alamadıkları takdirde işyerlerinde sandıklar kurarak süreli ve süresiz grevleri, Sağlık Bakanlığı önüne çadır kurma dahil seçenekleri oylayacaklarını belirtti.

Temsil ettikleri sağlık çalışanları adına söz alan yöneticiler konuşmaların sonunda Sağlık Bakanlığı’na şöyle seslendi:

TTB: Emeğimize, mesleğimize, hekimlik değerlerimize sahip çıkıyor, sağlık 5 dakikaya sığmaz diyoruz. Hastaneler işletme, hastalar müşteri, bizler köle olmak istemiyoruz! 

Dev Sağlık-İş: Geçinemiyoruz, insanca yaşayacak ücret istiyoruz! Sağlığa ayrılan bütçe artırılmalı, aylıklarımız insanca yaşanabilir, emekliliğe yansıyacak tek ödeme olmalıdır.

Tüm Rad-Der: COVID-19 meslek hastalığı sayılmalıdır.

Tarım Orkam Sen: Tüm canlılar için sağlık üreten, sağlık üretiminin devamlılığını sağlayan bütün çalışanları kapsayan etkili bir sağlıkta şiddet yasası istiyoruz.

BDS: Aile hekimliği ceza yönetmeliği, mobing, KHK, arşiv taraması ve güvenlik soruşturması baskısına son verilmelidir. Birinci basamak koruyucu sağlık hizmetleri güçlendirilmeli, basamaklı sağlık sistemine geçilmelidir.  

SHUDER: Sadaka kültürünü pekiştiren sosyal yardım politikaları yerine hak temelli sosyal hizmet politikaları geliştirilmeli, sosyal hizmet emekçilerinin sorunlarına birlikte çözüm üretilmelidir.  

SES: Katkı payı adı altında sağlığa erişimi paralı hale getiren uygulamalardan vazgeçilmeli sağlık herkes için parasız olmalıdır.

TÖK: Nitelikli, toplumsal cinsiyet eşitlikçi, parasız bilimsel, anadilinde sağlık eğitimi istiyoruz.

Beyaz Miting Kardeş Türküler’in sahne almasıyla şarkılarla, türkülerle, halaylarla sona erdi.