"Soma'yı unutmadık, unutturmayacağız!"

Çarklar dönüyor; emekçiler, işçiler ölüyor.

Türkiye’nin en büyük toplu işçi ölümü olan Soma katliamı aradan geçen 6 yıla rağmen hala sıcaklığını koruyor. Soma’da Beşi mühendis, 301 maden işçisini yitirdiğimiz O günden bugüne acılarımız, yaralarımız daha da büyüdü.

Dayıbaşlarına kadar uzanan bir çıkar ortaklığı, yer altında ve üstünde ortaya çıkabilecek olası vahşetin bedelini biliyor ve sonuçlarını göze alıyorlardı.

Onca uyarıya, bilimsel rapora ve yer altında devam eden yangına rağmen üretimi arttırarak devam ettirenler bu katliamın gelebileceğini biliyorlardı ve bu katliamı önleyebilecekken kar hırsına yenik düştüler. Soma, Türkiye işçi sınıfına bir acı feryat olarak miras kalırken, tarihe sömürünün en vahşi örneği olarak geçti.

İş cinayetinin yaşandığı Soma Maden İşletmeleri AŞ ve Uyar Madencilik tarafından işten çıkarılan üç bin maden işçisinin kıdem tazminat vb yasal alacakları da savsaklandı, ödenmedi.

 

Hukuk sürecinde; 301 işçinin aileleri, avukatlar, DİSK-KESK-TMMOB-TTB, emeğe değer veren siyasi partiler, işçilerin dostları davanın peşini bırakmadı.

301 işçinin ölümünden sorumlu olan kamu görevlileri yargı önüne bile çıkartılmadan, esas işveren Alp Gürkan beraat ettirilerek sonuçlandı. Ortaya çıkan sonuç vicdanları, adalet duygusunu tatmin etmediği gibi, kar hırsı uğruna işçilerin ölmesine, sakat kalmasına sebep olan patronlar, taşeronlar, dayıbaşları, işbirlikçi sendikalar, işçilere tekme atanlar ve  siyasetin çıkar ortaklığı bir kez daha korundu, gölgelendi, sorumlular büyük ölçüde cezasız kaldı, kurtuldu. Soma bir iş kazası değil, bir cinayet ve katliamdır. iş cinayetlerinde hayatını kaybeden bütün işçiler için adalet demeye devam edeceğiz.

 

Adalet önünde hesabı sorulmadığı için Soma katliamının ardından yaşanan süreçte yeni Soma’lar olmasın diyerek yürütülen mücadeleye rağmen Türkiye de her yıl 7 tane daha Soma Katliamı yaşanıyor.

 

Soma katliamının, iş cinayetlerinin gerçek sorumluları bellidir. İş cinayetlerinin esas nedeni çarklar dönsün, işçiler ölürse ölsün şeklindeki kar hırsı, savsaklanan denetim, özelleştirmeler, üretim zorlaması ve taşeronlaştırmanın teşvik edilmesidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanını sermayeye, piyasaya terk etmek, gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almamak hata değil, bilerek, isteyerek yapılan bir tercihtir.

Soma katliamı başta olmak üzere Türkiye’de ki bütün iş cinayetlerine karşı durmaya, adalet istemeye ve gerçek adalet yerini buluncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.

 

Maden işletmelerinin ve maden havzalarının  işçi mezarlığına dönmemesi için madencilerin beklentisi ve talebi bu salgın ortamında enerji hammaddesi gibi zorunlu madenlerin dışında, tüm maden ocaklarının Covit 19 salgını kontrol altına alınana kadar, gelir kaybı olamadan üretime ara vermesidir. Çalışmak zorunda olan az sayıdaki maden işletmesinde vardiyalardaki çalışan sayısının azaltılması ve fiziki mesafe dahil, salgında gerekli olan tüm önlemlerin eksiksiz alınmasıdır.

 

Soma katliamını unutmamak unutturmamak hepimizin görevidir. İş cinayetlerinin olmadığı, çalışırken ölmeyeceğimiz, insanca çalışacağımız, insanca yaşayacağımız yeni bir toplumsal düzeni mutlaka kuracağız.

DİSK ANKARA BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ

KESK ANKARA ŞUBELER PLATFORMU

TMMOB ANKARA İKK

ASMMO ANKARA

ANKARA TABİP ODASI


Ankara Tabip Odası Koronavirus Anasayfa

Hekim Postası

Hekim Postası

Video

Takipçimiz Olun